Neslihan: Tek bir soru hakkınız olsa, hadsiz bir şekilde kime sorardınız, neye sorardınız ve ne sorardınız?

Halil: Tüm insanlığa sormak isterdim. 21. Yüzyıldayız. Savaşlar, kavgalar, anlaşmazlıklar adaletsizlikler, eşitsizlikler… Bunların hepsi sayısız kereler yaşandı, ortaya neticeler çıktı, anlaşıldı artık; bunları temize çekmenin vakti gelmedi mi? Bu dünyayı nasıl daha yaşanılası kılabiliriz? Bir insanın doğumundan bu dünyadan ayrılışına kadar geçen süreyi nasıl adeta bir serüvene dönüştürebiliriz?

Aydan: Babama sorardım. “Hızlanıyor muyuz?” derdim. “Hızlanmanın vakti geldi mi?” derdim.

Berk: Bu biraz Tansel’in cevabına benzeyecek… Kendime sorardım. Daha ne kadar savaş vereceksin kendinle?

Batuhan: Şu anıma soracağım. “Bundan sonraki hadsizliğim ne olacak?”.