N:Bu aralıkta korku nerede oluyor? Korku senin için ne demektir?

K:Her şeyi korkudan yapıyordum daha önceden. Dürüst ve samimi olmak lazım. Korktuğum her şeyin arkasında yatan ben anlaşılabilir miyim anlaşılmaz mıyım korkusu. Ondan kurtuldum. Sonra bir baktım ki korku diye bir kavram yokmuş. Şu anda bir patlama sesi duysam ve irkilsem bu korku değil refleks. Anlatmaya çalıştığım şey fiziksel bir tepki/tepkisizlik değil. Eğer bir patlama olursa bütün doğa o sese tepki verir, oraya döner. Benim korku diye anlatmaya çalıştığım şey, iyi/güzel şeyleri yapmanı engelleyen, o eylemi, olması gereken şeyi yapmanı engelleyen duygudur. Ölüm korkusundan dışarı çıkmıyoruz. Halbuki insan evladı kendi idrakine geldiği günden beri ölüyor.

 

Dünyanın birçok yerinde insanlar açlıktan ve susuzluktan ölüyor. Ama herkes işine gücüne gidiyor ve hayatlarına devam ediyor. Bugün neden gitmiyor? Çünkü ölüm herkesin kapısına dayandı gibi hissediyor. Bu da bir algı. Bu kişisel bir korku. Çünkü önünde ölüm korkusu var gibi hissediyor. Ölüm korkusunun olmadığını anlamak lazım. Zaten dünyada iki tane hakikat var, diğer her şeyi anlayabilmek için. Biri doğmak, biri de ölmek. Doğduğum gün belli, öleceğim gün belli. Doğduğum günden öleceğim güne kadar geri sayımsa yaşadığımız şey, rahatlık getiriyor insana. Ben önüme çıkan ne varsa korkmaktan vazgeçtim. Bu nedenle korku/korkusuzluk yok, bunun getirdiği özgürlükle de yapamayacağım hiçbir şey yok.

“korku dediğin şey olması gereken şeyi engelleyendir”

© 2020 Âlim Yapım

  • White Instagram Icon
  • Beyaz Facebook Simge
logo-28.png