Artık sabah olmuştu. Yatağından kalktı. Elini yüzünü yıkadı. Özenle saçlarını taradı. Giyinmek üzere odasına döndü. Sesleri duyan annesi de uyanmış, kahvaltı hazırlamaya başlamıştı. Son bir kontrol için, odasındaki küçük aynada kıyafetlerini kontrol etti. Kahvaltısını ettikten sonra, hayatının en önemli sınavına girmek üzere evden çıktı.

Memleketin dört yanından gelen binlerce yurttaşın girdiği "mühendislik sınavını" 350 erkek arasında iki kız talebe kazanmayı başardı. Biri Sabiha Rıfat Ecebilge, diğeri Melek Erbul'du. Böylece, Sabiha Rıfat hayat boyu dostu olacak, can yoldaşıyla tanışmış oldu. Okul ve meslek hayatları boyunca, en yakın dostu Melek Erbul olacaktı.

Okula başladıktan sonra hayatı ve hayata bakışı değişmeye başladı. Başlangıçta biraz zorlansa da zaman içinde okula, eğitmenlerine ve okul arkadaşlarına alışmaya başladı. Erkek arkadaşlarıyla spor yapabiliyor, fakültenin kendilerine sağladıkları imkândan birlikte yararlanabiliyorlardı. Daha okulun birinci yılında, okul voleybol takımına seçildi.

Bir sene sonra, Fenerbahçe Spor Kulübü, kadın voleybol takımı kuracağını duyurdu. Sabiha Rıfat Hanım, takıma seçilmek için başvurdu. Mühendislik fakültesine başvurmak için, okul binasından içeri ilk girişinde, yüksek tavanlı koridorda yankılanan topuk sesleri, bu sefer Fenerbahçe Spor Tesisleri’nin koridorlarında yankılanıyordu. Birkaç denemeden sonra hemen takıma kabul edildi. Yalnız küçük bir sorun vardı. Voleybol bir takım sporuydu ve kendisinden başka başvuran kadın sporcu olmadığı için, takım kurulamıyordu.

O da tıpkı okulunda yaptığı gibi, erkek sporcularla antrenmanlara çıkmaya başladı. Okulu ona çok şey katmıştı. Bunlardan biri de voleyboldu. Azmi ve sahadaki başarısıyla göz dolduruyordu. Cumhuriyet’e ve onun değerlerine gönülden sahip çıkan Fenerbahçe Kulübü, bu göz kamaştıran sporcunun yeteneğine kayıtsız kalmayarak, Sabiha Rıfat Hanım'ı erkek voleybol takımına aldı. Aldıkları bu kararın yanlış olmadığını onlara kısa süre içinde kanıtlayacaktı. Takıma seçildikten bir sene sonra takım kaptanı oldu. Beş erkek bir kadın olarak sahaya çıkıyorlardı. Sabiha Rıfat Ecebilge kaptanlığındaki Fenerbahçe Erkek Voleybol Takımı, 1929 yılında şampiyon oldu. Bu, dünyada eşi benzeri olmayan bir başarıydı. 

Bir yandan çok sevdiği takımıyla maçlara çıkıyor, diğer yandan derslerini bir bir geçiyordu. Türkiye Cumhuriyeti ilkeleri gereği eğitim, spor, kültür, sanayi gibi başat konularda, dünyaya örnek olabilecek bir nitelik gösteriyordu. Mustafa Kemal Atatürk'ün işaret ettiği çağdaş medeniyet seviyesi ancak bu sayede edinilebilirdi. Her meslek alanında nitelikli, çağdaş, yetkin bireyler yetiştirilmesi hedeflenmiş, bu gaye için yüksek bir çaba sergilenmekteydi. İşte, böylesi bir eğitim anlayışı içinden ilk kadın inşaat mühendislerimiz, Sabiha Rıfat ve Melek Hanım mezun oldular. Daha mezun oldukları gün, Melek Hanım, Sabiha Rıfat'a şimdi ne yapacağız diye sordu. Sabiha Rıfat tereddütsüz cevapladı:

"Herkes ne yapıyorsa onu yapacağız."

© 2020 Âlim Yapım

  • White Instagram Icon
  • Beyaz Facebook Simge
logo-28.png