Davetli olarak Anadolu’nun neredeyse bütün illerini dolaşan Senar, 1970’li yıllara gelindiğinde sahnelerin başyıldızı olmuştu. Farklı ortamlarda sesini herkese duyuruyordu.

Kablolu mikrofonu ilk kullanan, saz heyetinin kıyafetlerini düzenleyen, hiç durmaksızın çalışan, benzersiz sesi ve tavrına, sahne tasarımlarını da ekleyen böylece kendisinden sonra gelecek olanlara da ışık tutarak yol açan, ruhunu Türk Musikisi’ne adamış ve Türk müziğine ruhunu veren yaşadığı çağın divasıydı, O.

 

Son konserini, 88 yaşında 2006 yılının bir sonbahar günü Sepetçiler Kasrı’nda verdi. 

Sahnedeyken bütün sanat hayatı gözlerinin önünden geçti. 1938 yılında Atatürk'ü son kez gördüğü ve Savarona’da verdiği son konseri aklına geldi.

Atatürk’ün istediği “Cânâ rakibi handan edersin” ve sonra Selahattin Pınar’ın hüzzam şarkısı “Aşkınla sürünsem yine aşkınla delirsem” eserleriyle sahnelere veda etti.

Cumhuriyet’in Divası, İzmir’ de 97 yaşında hayata gözlerini yumdu. 8 Şubat 2015 günü vefat eden Senar’ın vasiyeti uüzerine mezarı başında Tatyos Efendi’nin, Senar’ın en sevdiği makam olan kürdilhicazkar bestesi “Ehli aşkın neşvegahı kuşe-i meyhanedir” şarkısı çalındı…

“ehl i aşkın neşvegâhı kûşe i meyhânedir

sâkiyâ uşşaki dil şâd eyleyen peymânedir

güft ü gûyi âleme aldanma hep efsânedir

sâkiyâ uşşâki dil şâd eyleyen peymânedir..”

Müzeyyen Senar sanatını öyle yüksek bir incelikle icra ediyordu ki, artık müziğin bizatihi kendisi olmuştu.  Kadife sesiyle güfteyi adeta bir gülle gibi vurguluyordu. Sanki şarkı söylemiyor da güfteyi bize anlatıyordu. Bu eşsiz tarzıyla onu dinleyenlerde büyük bir hayranlık uyandırıyor, kendi makamını yaratıyordu. Müzeyyen makamını…

Rakı kadehini şöyle bir çevirip rakısını içmesini…

Elmayı çat diye ortadan kırmasını…

Unutmadı kimse;

Alaturkanın güldestesiydi, yeryüzündeki ezgilerin hadsiziydi, hesapsızıydı…

O bayati makamı eser alnına yazılmıştı sanki;

“Benzemedi kimse O’na…”

batuhan

düzenleme: halil