Kesin bir kararlıkla "tiyatro sanatçısı" olmaya karar verdi Leyla! Tavan arasındaki sandıktan çıkan eski giysilerle, gümüş şamdanlara yerleştirdiği mumlarla, annesinin ve matmazelin çok değer verdiği makyaj malzemeleriyle hazırlıyordu sahnesini. Köşkteyseler, evin bir köşesinde, çiftlikteyseler, bahçedeki kamelyanın altında gerçekleştiriyordu temsillerini. Her temsili kapalı gişeydi Leyla’nın. Nasıl olsa babası, annesi, kardeşleri ve matmazel oradaydı... Yalnız tek bir rolü ezberlemiyordu. Oynayacağı pasaj ya da metinde ne kadar karakter varsa, hepsini kendi oynuyordu Leyla. Başroller de onundu, yan roller de... Öğrendiği, ezberlediği her oyunda yepyeni dünyalar keşfediyordu. 

 

Oyunlarını hazırlarken kristal aynalardaki yansımasını seyrediyordu. Yansıması bir balerin kadar estetikti. Keskin bir karalılıkla "balerin olmaya" karar verdi Leyla. Çimenlerin ya da ipek halıların üstünde dans ediyordu.  Geniş arazide, yüksek tepelerin en ucunda... Tıpkı çiftlikte çalışan "Korucu Hasan Efendi”ye uçurumun kenarında, onu havaya fırlatarak tekrar yakalamasını istediği günlerdeki gibi hissediyordu. Evin dışındaysa ve plaktan şarkı açamıyorsa, dans etmek için kendisi müzik yapıyordu.

Kilisede duyduğu şarkıları da Bektaşi sofralarında eşlik ettiği nefesleri de evdeki plaklardan ezberlediği aryaları da söyleyerek dans ediyordu. Evin içinde şarkı söylediği zamanlarda, sesinin yankılanmasından çok hoşlanıyordu. O zaman müzisyen olmalıydı. 

© 2020 Âlim Yapım

  • White Instagram Icon
  • Beyaz Facebook Simge
logo-28.png