Ailesini geçindirebilmek ve hayatta kalabilmek için iş değiştirdi. Bir nakliye kamyonu alarak nakliyecilik yapmaya karar verdi. Güleç yüzlü büyük yazar, yapısı gereği yazmadan duramıyordu. Yurt dışına çıkmaya ve güzeller güzeli karısı Aliye Hanım ve biricik kızı Filiz Ali ile yeni bir hayat kurmaya karar verdi.

Bundan sonrası bugün bile tam olarak bilinememektedir. Sabahattin Ali, peynir yüklemek için Edirne’ye gidecek ve oradan da Bulgaristan üzerinden Avrupa’ya kaçacaktı. Karısı Aliye Hanım’a bununla ilgili bir mektup yazarak ve en kısa zamanda onları da yanına aldıracağını belirterek Edirne’ye gitmek üzere yola çıktı. Yanında Yugoslav göçmeni ve gerici çetelere silah temin ettiği için ordudan ihraç edilen, eski astsubay, “kiralık katil” “Ali Ertekin’de” vardı. Bulgaristan’a adam kaçırdığı ve emniyetle ilişkisi olduğu sonradan anlaşılan Ali Ertekin sorgu yargıçlığında verdiği ifade de şunları söyledi:

“… Gece Üsküp ile Yündolan arasında Sazara köyü istikametine yürüdüklerini ve işte bu sırada Sabahattin Ali’nin Marko Paşa gazetesinin sahibi olduğunu; Bulgaristan’a geçecek ve oradan Moskova’ya gideceğini öğrendiğini ve milli duygularının rencide olduğunu, birdenbire iradesini kaybettiğini ve elindeki sopa ile o anda bir ağacın altında kitap okumakta olan Sabahattin Ali’yi, kafasının sol yanından yüzüne doğru şiddetle vurarak öldürdüğünü, suratı, gözlüğü, kulağı kan içindeyken, arkasından aynı şiddetle tekrar vurduğunu, bu darbelerden sonra halen kesik kesik nefes almakta olduğu için üçüncü darbeyi indirdiğini…”