Kapak_edited_edited.jpg

nur

şekiller-26.png

“akrobasi pilotluğu, ‘güzel insan olma’ halini hissedebildiğim en saf eylem.”

08.2020 I #3

N: Yapma isteği her zaman içimizde oluyor. Fakat kapıldığımız korkular hareket etmemizi engelliyor. Sen başarılı bir mimardın ve gayet güzel para kazanıyordun. Hayatını istediğin şekilde devam ettirebiliyordun, araban vardı, dilediğin yere tatile gidebiliyordun. Ama bunların hepsini elinin tersiyle ittin. Şu örneği veriyorum seni anlatırken; bu kadar para kazanırken, bu kadar başarılıyken, her şeyi bırakıp gidip Macaristan’da okullar okuyup, deli gibi çalışıp betonun üstünde incecik döşekte yatarak, insanların kedisine bakarak, fidan ekerek, uçak temizleyerek bu kız akrobasi pilotu oldu diyorum. “Ben pilot olacağım” dediğin andaki tetikleyicin neydi?

Nur: Benim asıl aradığım şey iyi bir mimar olmak değildi. İyi, düzgün bir insan olmaktı. Çünkü ben asıl vazifemi “insan olmak nedir” bunu iyi anlamak ve başarmak olarak görüyorum. Dolayısıyla mimarlık yaparken insanlığımla ilgili kendimi çok fazla sorguladığım anlar oldu. Pek çok yalan söyleyenin, çalanın, kaçıranın arasında, yapılan şeyin doğru olmadığını gördüğüm halde, iş gereği karşılık vermezken buldum kendimi. İş bitsin istiyorsam, bunları da görmeyip duymamam gerekiyordu profesyonellik adı altında. Bence insanlıkla ilgili sınıfta kalınan anlardı. Mimarlığım çok iyi olsa da, işimi dürüst bir şekilde yapmaya çalışsam da, bulunduğum atmosfer bana kendimi iyi hissettirmedi. Bence bu başarılı olamadığım anlamını taşıyor. Bu benim kendi yargım. O kadar çetrefilli, heyecanlı bir atmosferde iş kadını olmak çok da mümkün değildi benim için.

 

Benim arayışım; “insanlığıma artısı olacak faydalı ne yapabilirim?” idi. Ben bunun peşindeydim ve nasip oldu önüme çok güzel örnekler çıktı. O insanları seyrettim. Ne yaptıklarını, neden yaptıklarını, nasıl yaptıklarını... O insanların gözlerinin içine baktım. Gözlerinin nasıl farklı parladığını gördüm, ilham aldım. Bu zor tarif edilecek bir an; o bir histi, bana dedi ki “İşte sen busun, sen buna aitsin. Burada tamamsın”. Çünkü kendimi hiç yargılamadığım bir noktadaydım, Bu değişimi gerçekleştirmek için arabamı sattım. Yetmedi, bisikletimi, bilgisayarımı, çantalarımı filan sattım. İş trajikomik bir boyuta geldi benim için. Ama “uçacağım” diye çıktım ya yola, yüklerimi de atmış oldum. Beni insan olma konusunda o kadar tatmin etti ki,  o her şeye sahip olmanın veremediği tatmini, hiçbir şeye sahip olmayan ama hayalleri olan ben yaşadım. Dolayısıyla bu hissin peşinden gittim. İyi ki de gitmişim. Hala o ilk andaki güzel hissi yaşıyorum. Hala gözlerim aynı parlıyor. Hala bu konuda konuşurken kelimeler sonsuz, hiçbir şey o güzelliği ifade edemiyor. Demek ki doğru yoldayım.

“benim asıl aradığım şey iyi, düzgün bir insan olmaktı”