Sayfa2.jpg

N: Sahip olduğun ve seni gerçekten cesaretlendiren şey nedir?

K: Aşk… 
Aşk… Herhalde insanın tek sahip olabileceği şey aşktır. Onu da burada taşıyor. (Kalbini gösteriyor) Onu buna ikna ederse (kafasını yani aklını işaret ediyor) o zaman belki sahip olduğunu idrak edebiliyor. Benim sahip olduğum ve yegâne sahip çıkmak istediğim, yaşamak büyütmek istediğim şey aşk.

N: Nedir bu aşk?
K: Aşk bildiğimiz aşk ilk etapta. Sevgi, hoşlanmak ve güzel haller. Karnında kelebeklerin uçuşması. Her ne diyorsa insanlar onlara o. Onu yaşayacak ki gerçek aşk kavramını her yere yayabilsin. Aşk dendiği zaman bir kadın ve bir erkek arasındaymış gibi düşünülüyor. Ona ben “sevdalık” diyorum. Çünkü o ikisi arasında kalırsa sevda oluyor. Ama aşkı her yere yayabilirsen (doğaya, aileye) o hal bozulmaz neşeyi getiriyor. İnsanı bozulmaz neşeye götürüyor. Sonra zaten kişi, kimsenin birbirinden farklı olmadığını anlayacağı bir zemine geliyor. O zaman aşka dahi ihtiyaç kalmıyor. Aşk, aradığını bulma yöntemi. Herhâlde insan aradığını bulunca tatmin diye bildiği şeyi hiçlikte bulacaktır. Bu da çok ironik bir durum. 

“Aşkın En Saf ve Neşeli Hali Korkuyu ve Endişeyi Giderir”

N: Atladığın zamanlar ya da şüpheye düştüğün zamanlar hiç olmuyor mu? Sürekli mi cesaret halinde oluyorsun?

K: Gaflete düştüğüm zamanlar, şüpheye düştüğüm zamanlar olmuyor değil ama o aşkın en saf ve neşeli halini hatırlayınca şüphe, korku, endişe gidiyor.

© 2020 Âlim Yapım

  • White Instagram Icon
  • Beyaz Facebook Simge
logo-28.png