“doğaya saygıyı öğrendikten sonra da insana saygı duymayı öğreneceğiz.”

şekiller-23.png

N: Bir sürü eğitimler aldın, bir sürü ülkede oyunculuk yaptın, bir sürü ödüller kazandın… Çok yönlü bir kişiliğin var. Senaryo yazıyorsun, yönetmenlik yapıyorsun, profesyonel dalgıçsın. Bütün bu hayatın sana getirdiklerini nasıl almayı başardın? Kabın mı çok geniş?

Y: Hani şöyle bir laf vardır: “Allah dağına göre kar verirmiş”. Allah da bana göre kar vermiş. Şükrediyorum, çünkü her şeye rağmen, o kadar tehlikelere, zorluklara rağmen çok iyiydi her şey. Sana şaşırtıcı bir şey söyleyeceğim. Bugün internet diye bir şey var hayatımızda. Doğru yanlış ayırt etmeden, her bilgiye anında ulaşabiliyoruz. Bu kadar bilgiye ben karşıyım. Ne yapıyoruz ki biz bu bilgilerle? Bak ben evden gittiğimde vizenin ne olduğunu bile bilmiyordum. Mısır’da hala firavunların yaşadığını sanıyordum. Ama ben Mısır’a vizesiz gittim. Vizenin ne olduğunu bilseydim hiç yola çıkar mıydım? Anlatabiliyor muyum? Biz öğrendikçe özgürlüğümüzün sınırlarını da öğreniyoruz. Fakat şunu da çok net söylemek isterim ki; en önemli şey, eğitim.

N: Sana göre nasıl bir eğitim sistemi getirilmeli o zaman?

Y: Bence okullar farklı bir yapıya sahip olmalı. Öncelikle okulların beton kalıplardan çıkması gerekiyor. Dışarıda olması lazım, gökyüzünün altında. Daha sosyal, bir arada, dışarıda, doğayla… Hem doğayı tanımak, doğaya saygı duymak… Doğayı tanıdığımızda doğaya saygı duymayı öğreneceğiz. Doğaya saygıyı öğrendikten sonra da insana saygı duymayı öğreneceğiz.

N: Yaşadığın her şey sana hizmet etti diyebilir miyiz? Tüm bu yaşadıklarının potansiyelini keşfetmene neden olduğunu düşünüyor musun?

Y: Mutlaka. Bu yönden bakabiliriz. Hatta böyle bakmak en sağlıklısı yoksa kafayı yersin.