Neslihan: Peki insan neyden neşelenir?

Aydan: Birlik olmak halinden neşelenebilir.

Berk: Sarılmaktan neşelenebilir.

Halil: Neşe salt bir coşkunluk, mutluluk hali değildir. İnsan yetkinliğini ortaya çıkardığı ve bunun neticesinin nereye varacağını bildiği her yerde neşelenir. Ben de sana sormak istiyorum Neslihan; insan neyden neşelenir?


Neslihan: Uçsuz bucaksız, şartsız koşulsuz sevgiyle neşelenir. Şu an aramızda Kenan Arda Öztürk de var. Muhabbet boyunca bizi uzaktan dinledi. Kenan sen de bir şeyler söylemek ister misin?

Kenan: Sizi dinlerken, “Neden Hadsiz’i yapıyoruz” sorusunu düşündüm en çok. Ben de oturduğum yerde cevapladım o soruyu. Hepimiz bir çerçeve içinde yaşadığımızı farketmiş ve o çerçevenin dışına nasıl çıkabiliriz diye çırpınan insanlarız. O çerçevenin dışına nasıl çıkacağımızı bilmek adına herkese bunu somak istiyoruz. Hadsiz misin? Hadsizsen nasıl yapıyorsun? En büyük hadsizliğini nasıl icra ettin? Çünkü ben bunu ancak senden öğrenebilirim. Hadsizi evvela kendimize “hadsizliği” öğretebilmek için yapıyoruz.  Bana göre Türk insanının en büyük özelliği de önüne, ileriye bakmak refleksi. Çünkü önüne bakarsan adım atabilirsin.