N: Senin için sevgi ne demek?

B: Tamamıyla çok zorlu, çok çaba isteyen ama dünyanın en güzel öğretisi bana göre. Sevgi, öğrenilen bir şey ve öğrenmekten başka çaremiz olmayan bir şey. Diyeceksiniz ki insan sever ya da sevmez! Öyle değil bana göre çünkü ben sevdiğimi zannettiğim birçok şeyi sevmediğimi öğrendim. Sevmediğimi zannettiğim birçok insanı, birçok şeyi de sevdiğimi öğrendim. Sevmeyi, sevilmeyi öğrenmek bir hak bana göre. Şöyle bir şey var mı acaba; “koşulsuz sevgi!” Bu başarılabilir mi? Öyle bir sevelim ki, bizim bu kadar seviyor olma durumumuz bizi güçlü kılsın, yenilmez kılsın! Öyle bir sevelim ki; o sevgi bize bir şey katsın, sevdiğimiz şey bizim kazanımımız olsun. Ondan bir şey keşfedelim, bir şey öğrenelim, bir şey paylaşalım, ondan gelebilecek hiçbir şey bizi üzmesin.

N: Sevmek nasıl öğrenilir?

B: Ben olsam şöyle öğrenmek isterdim, o beş yaşındaki çocuk gibi… Diyelim ki birisi beni ne yaparsam yapayım seviyor. Kızdım seviyor, başarısız oldum seviyor, beceriksiz oldum seviyor… Diyeceksiniz ki, kusura bakma, şimdi sen beni öyle sevmeye devam edeceksin ki; ben de öğreneyim bu işi! Nasıl başarılı olunur, nasıl cesur olunur, nasıl bu hayattan memnun olunur öğret. Bir sürü insanı sevmiyorum ben, sen seviyorsan öğret. Gideceksiniz karşısına çıkacaksınız! Bana sevmeyi öğret diyeceksiniz ve sizi sevmesi dışında hiçbir beklentiniz olmayacak. Sevilmeyi, talep etmeyi bir hak olarak görmüyorsak bir yerde hata yapıyoruz demektir.