N: Cesaret senin için ne demek?

“herkes konuşuyor, kendini ifade etmek istiyor ancak kimse kimseyi, anlamak, hissetmek, dokunmak, yakınlaşmak istemiyor”

A: Bu işlere başladığım zamanlar sormuş olsaydın bu soruyu; sana, yaptığım her şey, çok bilmişliğim, karakterimin laf dinlemez hali, hadsizliğim diye cevap verebilirdim. Ama şimdi cesareti şöyle algılıyorum: Herkes konuşuyor, kendini ifade etmek istiyor ancak kimse kimseyi, anlamak, hissetmek, dokunmak, yakınlaşmak istemiyor. Böyle bir yerde, anda susabilip, insanları dinlemeyi ve duyabilmeyi cesaret olarak görüyorum. Kendimde buna "cesaret" etmeye çalışıyorum. Susmayı da bir cesaret olarak algılıyorum çünkü bu yapabileceğimi düşündüğüm bir şey değildi. Cesareti gidip dünyayı keşfedince bulacağımızı zannediyordum. Halbuki asıl cesaret kendini keşfetmekle ilgili bir şeymiş. Sende bir şey gördüğümde, onun aslında bende olduğunu idrak etme cesaretini göstermeye çalışıyorum.