N: Senin için medeniyet ne demek?

A: Biraz önce söylediğim şey; doğaya, çevreye, insana, yaşayan her şeye saygıyla yaklaşıp, eşit biçimde yaşayabilmek.  Türkiye standartları yüksek olan, hukuku işleyen bir ülke olabilir. Biz burada çok renkli ve harika bir hayat yaşayabiliriz. Buna yürekten inanıyorum. Sadece işler günden güne zorlaşıyor. Çünkü dediğim gibi bizi alıştırıyorlar bu duruma, bu duruma alışmamalıyız.

N: Onun için Hadsiz yapıyoruz işte. Onun için "Vaktinin Hadsizlerini ve sizleri" konuk alıyoruz, onun için diyoruz ki biz içimizdekine inandık, güvendik; Haydi Ali! Sen de o içindeki neyse ona güven, anlat. Belki bin kişiye belki bir kişiye ilham olursun.

A: Elbette hep birlikte çalışıyoruz, mücadele ediyoruz. Bunun çoğalması ve daha da artması gerekiyor. 

“hiçbir zaman umutsuz bir insan olmadım. hep umudum ve inancım oldu.”

N: Umutsuz musun?

A: Hayır. İlla ki işler bir yerde yoluna girecektir ancak hiçbir zaman umutsuz bir insan olmadım hep umudum ve inancım oldu.