_ARD7951.JPG

fem

şekiller-26.png

neden kaçtığımızı bildik,

ne aradığımızı bildik.

07.2020 I #2

“içimle dışımın arasında filtre yok”

şekiller-25.png

N: Birçok röportajında konuşurum diyorsun ve Fem’in ağız demek olduğunu söylüyorsun. Ama ağız tek başına eyleme geçemez. Başka eylemlere ihtiyaç duyar. Mesela nefese. O nefesi çekmek için ciğere. Nefesi geri verirken ses çıkabilsin diye ses tellerine. Küçük dile ve dilimize ihtiyaç duyar. Küçük dil özünü, dil de dışarıya duyurduklarını temsil eder, bana göre. Yani bir özden konuşur insan.  Güçlütürk diye de bir soyadın var.  Güçlütürk’ün ağzı, Güçlütürk’ün dili, Güçlütürk’ün gönlü… Şimdi bu tanımlardan sonra, Fem bu zamana kadar neler söyledi ya da söylemedi; hayatını nasıl değiştirme gereği duydu ve buralara kadar geldi?  

F: Galiba her şey o isimle başladı. Dikkat çeken bir isimdi ve sürekli merak edenlere anlamını anlatıyordum. Bir şans oldu aslında. Hâl böyle olunca da her şeyi söylerken buldum kendimi. İçimle dışımın arasında çok filtre yok. Çünkü düşüncelerimin temiz, kendimi de iyi bir insan olarak görüyorum her şeyden önce. İyi şeyler düşünmeye, iyi şeyler söylemeye çalışıyorum. Bazen söylediklerimi fazla açık ve rahat ifade ettiğimde yanlış anlaşıldığımı düşünüp, üzülüyorum ve o zaman sesim kısılıyor. Sonra bir ara yine heyecanlanıp coşkuyla birçok şeyi söylemeye devam ediyorum. Bir süre sonra kendimi, söylediklerimi boşa söylerken, daha doğrusu söylediklerimin sonucunda değişen şeylerin bana artık çok enteresan gelmediğini görürken buldum. İş döneminden bahsediyorum. Bir şey söylersin, karşılığında bir cevap alırsın ve o seni bir yere taşır. Konuşmadan metaforlara devam ettiğimiz noktada bana karşılık gelecek olan cevabın beni bir yere taşımayacağını gördüm. Ve o sohbetten artık kendimi çıkarmaya karar verdim.