N: Türk insanının ya da kendini Türk hissedenlerin en yüceltilesi özelliği nedir?

D: Birlik halinde hareket etmemiz ve yemek kültürümüz.

N: Yalnız yürüyen biri olarak kulağın neleri duyuyor?

D: Bizim ülkemizde yalnız olmak meczupluk gibi algılanıyor ve garip karşılanıyor. Niye tek başına yapıyorsun? Nasıl bir mutsuzluğun var da yalnızsın? Korkmuyor musun tek başına? Hep yalnız olmak üzerine sorular geliyor. Bu sanki olmaması gereken bir şeymiş gibi. O yüzden Türkiye de yürürken de “Kızım sen deli misin?”, “Kafayı yedin de mi tek başına yürüyorsun?”, “Ya başına bir şey gelirse?”… Sonuçta hiç pozitif bir şey duymuyorsun.

N: Bu insanların hanesine girsen, senin halin onlara geçse ... oturup yemeklerini yesen belki de hayatlarına müthiş bir hediye vereceksin. Niye bu kadar çok rahatsız ediyor seni? Yürümenin sadece sana hizmet ettiğini düşünmüyorum. Tüm bu duydukların ‘Seni düşündükleri için’ olabilir mi? Bu fikir bana çok kıymetli geliyor. Her ne kadar rahatsız olsan da muazzam insanlarla da, seni bambaşka gerçeklerle yüzleştiren insanlarla da karşılaşıyorsundur. Hepimiz biziz işte… Bizi hatırlamaya ihtiyacımız var.

D: Benim halim onlara geçti mi diye düşünüyorum da...

Ben kendimin o kadar baskın karakter olduğunu düşünmüyorum. Ben enerjiyi toplayan tarafım… Bana sorsan “Bu hayatta en büyük özelliğin ne olsun?” diye, ben görünmez olmayı isterdim. O kadar varlığım olmasın bazında bir insan olduğum için öyle bir egemenliği hiç düşünmedim bile.

“bizim ülkemizde yalnız olmak meczupluk gibi algılanıyor ve garip karşılanıyor.”

şekiller-23.png