Mustafa Kemal’in Samsun'dan yaktığı aydınlanma ateşi İstanbul'un Kadıköy ilçesinde, Apollon Tiyatrosu'nda (Reks Sineması) Afife'nin de geleceğini aydınlatıyordu. Afife Jale, karanlığın ona koyduğu sınırları aşabilmek için bu ışığa yürümeyi tercih etti. 

 

Arkasından türlü yasalar, kara çalmalar ve tehditlerle yolu kesilmeye çalışılan Mustafa Kemal'in kararlılığı gibi bir kararlılık göstermesi gerekiyordu. O da öyle yaptı, ne olursa olsun sahneye çıkmaya ve temsillerde parlamaya devam etti. Ta ki, 27 Şubat 1921'de, İngiliz yönetimi altındaki İstanbul hükümetinin çıkardığı yeni yasaya kadar. Bu yasaya göre;

 

Müslüman Türk kadınının sahneye çıkması "kesinlikle" yasaklanmıştı. Bu yasa da Afife Jale'yi durdurmaya yetmedi. “Burhanettin Tepsi Kumpanyası”yla Anadolu turnesine çıktı. Takip eden dönemde İstanbul'da “Fikret Şadi”nin “Milli Sahne”sinde temsillerine devam etti. 

En karanlık an, gün doğumunun en yakın olduğu andır. Gün doğumunun yaklaşmış olduğu karanlığın artmasından anlaşılıyordu. Bu karanlık, hem Afife Jale'nin daha görünür olmasını sağlıyor hem de onun karşılaşacağı güçlükleri artırıyordu. Tıpkı örsün altında dövülen demir gibi zorluklar arttıkça, o daha bir keskinleşiyor, daha bir inceliyordu.

1923 yılında memlekete beklenen güneş doğmuş ve karanlık dağılmıştı. İşgal kuvvetleri "Geldikleri gibi gitmiş", halkın üzerindeki baskılar son bulmuştu. Cumhuriyetin ilanıyla beraber "kadının sahneye çıkma" yasağı da kaldırılmış hatta teşvik edilme dönemi başlamıştı. Afife Jale'nin mücadelesi de böylece zaferle sonuçlanmış oldu. Tüm ülkede olduğu gibi Afife Jale'nin hayatında da yeni bir dönem başlıyordu. O artık memleketin dört bir yanında sahneye çıkacak mukaddes Türk kadınlarına yol gösterecekti. 

 

Afife Jale'nin yüreğinin, düşlerinin, inancının bir sınırı yoktu. Ancak içinde bulunduğu beden, ağır çalışma koşullarına ve baş etmek zorunda kaldığı güçlüklere dayanamamaya başladı. Başlangıçta kontrol altında tutmayı başardığı baş ağrıları giderek şiddetleniyor ve dayanılmaz bir mahiyette tezahür ediyordu. (Bir hal alıyordu) Başlarda ağrı kesici haplarla kontrol altında tuttuğu ağrılara ilaçlar da tesir etmeyince başka bir doktora daha gitmeye karar verdi. Ağrılarını dindirebilmek için gittiği doktoru Afife Jale'ye morfin tedavisine başlamış ve bu yanlış karar, onun hayatını sonuna kadar etkilemişti. Hastalığı ilerledikçe morfin kullanımı artıyor, morfin kullanımı arttıkça asıl sebep ortadan kaldırılamadığı için hastalık ilerliyordu. Afife Jale, artık çok sevdiği sanatını yapamıyordu.

images_edited_edited.png